Uluslararası Finans Enstitüsü tarafından yayımlanan Küresel Borç Monitörü raporuna göre, dünya genelindeki toplam borç 2026’nın ilk altı aylık döneminde 10 trilyon dolardan fazla artış göstererek 365,5 trilyon dolara ulaştı. Söz konusu yükseliş, geçen senenin aynı döneminde kaydedilen 21 trilyon dolarlık büyümenin yarısından az oldu. Finansal baskılar genişledi.
Borç dağılımı ve piyasalar
Yılın ikinci çeyreği itibarıyla kamu borçları 110,5 trilyon dolara, reel sektör şirketlerinin borçları ise 105,1 trilyon dolara çıkarak yeni rekor seviyelere ulaştı. Aynı periyotta finansal kuruluşların yükümlülükleri 84,3 trilyon dolar, hanehalkı borçları ise 65,7 trilyon dolar olarak gerçekleşti.
Toplam birikim tarafında gelişmekte olan piyasaların borcu 110,6 trilyon dolara tırmanırken, söz konusu gruptaki yükselişe Çin liderlik etti. Gelişmiş ekonomilerin toplam borcu 255 trilyon dolara ulaştı. Bu grupta birikim hızı belirgin biçimde yavaşladı.
Milli gelire oranlar ve faiz yükü
Küresel borcun Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’ya oranı yaklaşık yüzde 310 seviyesinde kalarak 2021 başındaki zirve değerin yaklaşık 25 puan gerisinde seyretti. Uzmanlar, oranlardaki yatay seyrin borçların fiilen ödenmesinden ziyade nominal ekonomik büyümeyi körükleyen yüksek enflasyondan beslendiğini aktardı.
Türkiye’de ise ikinci çeyrekte hanehalkı borcunun milli gelire payı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 10,2’den yüzde 10,6’ya çıktı. Reel sektör borcunun payı yüzde 39,3’ten yüzde 38,4’e, kamunun payı yüzde 26,6’dan yüzde 25,1’e ve finans sektörünün payı yüzde 17,9’dan yüzde 17,4’e indi.
Gelişmiş ekonomiler son bir yılda uluslararası piyasalarda işlem gören devlet tahvilleri için 3,5 trilyon doları aşan faiz ödemesi gerçekleştirdi. Faiz harcamaları savunma bütçesini geçti.
Kaynak: Uluslararası Finans Enstitüsü
















