Editör: Enver Adıgüzel
2027 yılı asgari ücretinin belirlenmesine yönelik görüşmeler aralık ayında başlayacak. Bu nedenle zam oranına ilişkin beklentiler şimdiden yükselmeye başladı. Çalışanların yıl boyunca yaşadığı alım gücü kaybı da hem kamuoyunda hem uzmanlar arasında tartışılıyor.
Enflasyon kaybı hesabı
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Okan Güray Bülbül, asgari ücretin son iki yıldır yıllık olarak belirlendiğini ve temmuzda ara bir güncelleme yapılmadığını hatırlattı. Bülbül’e göre yeni artışta önce çalışanların enflasyon karşısında uğradığı kayıp göz önünde bulundurulmalı.
Bülbül, bu kaybı kapatmak için yüzde 27,5 oranında bir artışın gerektiğini hesapladı.
Yüzde 30 senaryosu
Yüzde 30 artış ihtimali de Bülbül’ün değerlendirmesinde yer aldı. Bülbül, yüzde 30’un oransal olarak yüksek görünebileceğini, ancak açıklandığı günden bu yana açlık sınırının altında kalan bir ücret düzeyinden söz edildiğini belirtti. Bu nedenle en az bu oranda bir artışın gerekli olduğunu söyledi.
Bülbül, en düşük ücretin insan onuruna yakışır bir seviyeye çekilmesi için bu oranın daha yukarı çekilmesi gerektiğini de ekledi.
Komisyon yapısı tartışması
Bülbül, zam oranının yanı sıra Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısına da dikkat çekti. Türk-İş’in komisyonun yapısı değişmediği sürece yer almayacağını açıkladığını hatırlattı. Bülbül’e göre komisyonun yapısında kısa sürede değişiklik yapılması zor. Türk-İş’in masada bulunmadığı bir senaryoda artış oranının düşük kalma ihtimalinin bulunduğunu ifade etti.
Mevcut yapının değişmemesi ve işçi temsilcilerinin görüşmelere katılmaması durumunda kararın, hükümet ve işveren temsilcilerinden oluşan 10 kişilik komisyon tarafından alınabileceği belirtildi.















