Editör: Enver Adıgüzel
ESA Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Erdi Altıntaş, lojistik firmalarının makroekonomik baskılar karşısında kârlılık ile sürdürülebilir hizmet arasında hassas bir denge kurmak durumunda kaldığını söyledi. Altıntaş, şirketlerinin bu dönüşümü dikkate alarak dış ticaret süreçlerini tek çatı altında topladığını belirtti.
Entegre hizmet modeli
2016 yılından bu yana faaliyet gösteren ESA Lojistik, Bursa ve İstanbul başta olmak üzere dört farklı lokasyonda yapılanmış durumda. Şirket, 80 kişilik ekibi ve 50 özmal araçtan oluşan filosuyla hizmet veriyor. Karayolu üzerinden yapılan uluslararası taşımacılığın yanı sıra parsiyel ve grupaj yüklerin taşınması, depolanması ve gümrük işlemlerinin takibi de aynı şirket çatısı altında yürütülüyor. İstanbul ve Bursa’daki depolama alanlarının toplam büyüklüğü 10 bin metrekareyi buluyor.
Altıntaş, günümüz rekabet koşullarında yalnızca filo büyüklüğünü artırmanın yeterli olmadığını vurguladı. Araçların etkin kullanılması, güzergâhların akıllıca planlanması ve boş kilometrelerin azaltılması operasyonel verimlilik açısından önem taşıyor. Altıntaş, parsiyel ve grupaj taşımacılığın farklı müşterilerin yüklerini aynı organizasyon içinde birleştirmeye imkân tanıdığını, bunun hem kapasite kullanımını hem de maliyet avantajını artırdığını söyledi.
Gümrük süreçleri ve dijitalleşme
Uluslararası taşımacılıkta rekabetin artık yalnızca mesafe ya da navlun fiyatlarıyla şekillenmediğini belirten Altıntaş, zaman yönetiminin en kritik unsur haline geldiğini ifade etti. Sınır kapılarındaki öngörülemeyen bekleme süreleri, gümrükteki bürokratik işlemler ve ülkeler arası mevzuat farklılıkları teslimat planlarını doğrudan etkiliyor. Altıntaş, taşıma sürecindeki küçük bir belirsizliğin bile üretim takvimine bağlı sanayiciler için ek maliyet riski doğurduğunu söyledi.
Bu sorunu aşmak için gümrükleme ile taşıma operasyonlarının birlikte yürütülmesi gerektiğini aktaran Altıntaş, Türkiye’nin Avrupa pazarlarıyla yaptığı ticarette karayolu taşımacılığının vazgeçilmez olduğunu, ancak sınır süreçlerinin öngörülebilirliğinin ihracatçının rekabet gücünü doğrudan etkilediğini belirtti. Altıntaş, gümrükleme ve lojistiği tek çatıda birleştirerek müşterilerin tedarik zincirlerini daha sağlıklı planlamasına zemin hazırladıklarını söyledi. Dijitalleşmenin de sektördeki dönüşümün önemli itici güçlerinden biri olduğunu belirten Altıntaş, müşterilerin artık sevkiyatın anlık durumuna dair şeffaf bilgi akışı talep ettiğini, teslimat planlarını dijital ekranlardan takip etmek istediğini aktardı.
Sürdürülebilirlik vurgusu
Küresel iklim krizi ve karbon ayak izi sınırlamalarının lojistik sektörünün geleceğini şekillendireceğini belirten Altıntaş, yakıt tüketiminin azaltılması, araç kapasitelerinin verimli planlanması ve rota optimizasyonunun maliyetleri kontrol altına almaya ve karbon emisyonunu azaltmaya katkı sağladığını söyledi. İhracatçı şirketlerin tedarik zinciri tercihlerinde çevresel sürdürülebilirliğe daha fazla önem verdiğini belirten Altıntaş, lojistik hizmet sağlayıcılarının bu dönüşüme hızla uyum sağlaması gerektiğini vurguladı.
Altıntaş, sürdürülebilirliğin yalnızca çevre dostu uygulamalarla sınırlı kalmaması gerektiğini, operasyonların uzun vadede kârlı ve sürdürülebilir olmasıyla da bağlantılı olması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin lojistik potansiyelini küresel pazarlarda rekabet avantajına dönüştürebilmesinin altyapı yatırımlarının artırılması, gümrük süreçlerinin kolaylaştırılması ve dijital altyapının kurulmasıyla mümkün olduğunu belirtti. Altıntaş, sektörün gelecekteki başarısının yalnızca taşınan yük miktarıyla değil, maliyetleri yönetme, teslimat sürelerini öngörülebilir kılma ve müşteri ihtiyaçlarına bütünleşik çözümler sunma becerisiyle ölçüleceğini sözlerine ekledi.
Kaynak: ESA Lojistik













