Editör: Enver Adıgüzel
Küresel madencilik sektöründe sıfırdan yeni bir bakır sahası geliştirmenin 20 yıla kadar uzaması ve milyarlarca dolarlık sermaye gerektirmesi, üreticilerin büyüme stratejilerini doğrudan satın alma ve birleşmelere kaydırmasına yol açtı. Dünyada yıllık rafine bakır tüketimi ilk kez 30 milyon metrik ton sınırını aşarken, günlük kullanım miktarı yaklaşık 77 bin ile 82 bin metrik ton arasında seyretti.
Fiziki piyasa ile istatistikler ayrıştı
Piyasa veri kuruluşlarının kâğıt üzerindeki tahminleri ile küresel ticaret akışı arasındaki makas giderek açıldı. CRU analistleri, 2026 yılı için başlangıçta öngördükleri 639 bin tonluk küresel arz fazlası tahminini revize ederek, ABD’ye yönelen metal akışı nedeniyle piyasanın en iyi ihtimalle dengede kalacağını bildirdi.
Uluslararası Bakır Çalışma Grubu (ICSG) ise zayıf kullanım ve yüksek ikincil üretim gerekçesiyle 2026 için 96 bin metrik tonluk arz fazlası öngördü. Buna karşılık J.P. Morgan, yapay zekâ veri merkezlerinden gelen elektrik talebini işaret ederek 2026 yılında 330 bin metrik tonluk açık beklediğini duyurdu. Goldman Sachs yakın dönem için sınırlı bir fazla tahminini korurken, BMI maden kesintileri nedeniyle pazarın yapısal açık sürecine girdiğini belirtti.
Tarife baskısı ve izabe tesislerindeki darboğaz
ABD yönetiminin Madde 232 kapsamında rafine bakıra getirmeyi planladığı ticaret politikaları, tedarik zincirinde stok biriktirme eğilimini hızlandırdı. Taslak plan, rafine metale 1 Ocak 2027 itibarıyla yüzde 15, 2028 yılında ise yüzde 30 gümrük vergisi uygulanmasını öngörüyor. Yarı işlenmiş ürünlerdeki mevcut yüzde 50 verginin üzerine gelen bu süreç, Londra Metal Borsası (LME) ve Şanghay Vadeli İşlemler Borsası (SHFE) depolarındaki görünür stokların hızla çekilmesine yol açtı.
Ham bakır konsantresi tedarikindeki daralma, izabe tesislerinin spot arıtma ve rafinaj bedellerinin sert biçimde gerilemesine neden oldu. S&P Global, izabe darboğazları nedeniyle 10 yıllık süreçte kümülatif 3 milyon tonluk konsantre açığı oluşacağını hesapladı. Tesisler kapasite artırsa dahi hammadde yetersizliği nedeniyle rafine üretim sınırlı kaldı.
Yeni projeler için 15 bin dolar eşiği
BMI 2026 bakır fiyatını ton başına 12.700 dolar, Goldman Sachs 12.650 dolar olarak tahmin ederken, Macquarie ortalama beklentisini 13.165 dolara yükseltti; Bloomberg analist konsensüsü ise 13.007 dolar seviyesinde oluştu. Madencilik sektörü temsilcileri ise yeni devasa madenlerin finanse edilebilmesi için fiyatın uzun süre ton başına 15.000 dolar seviyesinde kalması gerektiğini savundu. Robert Friedland, 9.000 veya 11.000 dolarlık fiyatların mevcut işletmeler için güçlü nakit akışı sağladığını, ancak milyarlarca dolarlık yeni projeleri başlatmaya yetmediğini söyledi.
Maliyet baskıları nedeniyle büyük üreticiler güvenli bölgelerdeki mevcut sahaları devralmaya yöneldi. Kanada’nın Britanya Kolumbiyası bölgesindeki maden arama harcamaları, şirketlerin kurulu altyapıya sahip projelere yönelmesiyle 2025 yılında 751 milyon dolara ulaştı. Yatırımcılar sıfırdan maden açmak yerine hazır rezervleri satın alıyor.
Kaynak: J.P. Morgan
















