XRP işlemlerinde Londra-New York saatleri baskın hale geldi

fxi Haber Masası
1 Dakika Okuma
Summarize with AI

Editör: Enver Adıgüzel

Kripto piyasası hafta boyu kapanmıyor; buna karşın kurumsal paranın hangi saatlerde hareket ettiği artık zincir üstü verilerden okunabiliyor. Japonya merkezli finans şirketi Evernorth’un analistleri, Dune Analytics üzerinden XRP Ledger kayıtlarını tarayıp işlemlerin belirli saatlerde kümelendiğini saptadı.

Hacmin dörtte biri üç saate sığıyor

Şirketin Temmuz 2026 raporuna göre hafta içi zincir üstü XRP hacminin yüzde 23,5’i 13.00–16.00 UTC aralığına düşüyor. Bir yıl önce aynı üç saatin payı yüzde 14,3‘tü; oran on iki ayda neredeyse ikiye katlanmış durumda. Sıçrama özellikle 14.00 UTC dolaylarında keskinleşiyor ve rapor, 2025 kayıtlarında bu kadar belirgin bir tepe bulunmadığını söylüyor.

Artan likidite tek bir katmanda kalmıyor. Evernorth’un ölçümünde klasik emir defterleri, otomatik piyasa yapıcı (AMM) havuzları ve XRP’nin köprü varlık olarak kullanıldığı sınır ötesi ödeme kanalları aynı anda büyüyor — yani giriş ağın geneline yayılıyor.

Neden tam o üç saat

Söz konusu aralık, Londra kapanmadan New York’un açıldığı kesişme dönemi. Döviz piyasasında günün en derin likiditesi bu saatlerde oluşur; artık XRP tarafında da ağırlık oraya kayıyor. Analistlere göre bunun anlamı açık: profesyonel katılımcılar merkeziyetsiz ağdaki işlerini bankalar arası piyasanın mesai düzenine göre kuruyor.

Bilançosunda XRP taşıyan bir şirket olan Evernorth, tablonun büyük kurumların ağı daha planlı kullandığına işaret edebileceğini belirtiyor. Saat düzeninin bu kadar netleşmesi, kurumsal davranışın zincir üzerinde görünür hale gelmesi anlamına geliyor; öngörülebilirlik de bu katılımcıların aradığı şey.

Kaynak: Evernorth

Bu Haberi Paylaş
fxi Haber Masası, piyasa ve ekonomi haberlerini ajans ve resmî kurum kaynaklarından derler. Haberler yazılım destekli bir üretim hattında hazırlanır; rakamlar kaynakla otomatik karşılaştırılır, kaynakta olmayan bilgi yayımlanmaz. Yayın sorumluluğu Genel Yayın Yönetmeni Enver Adıgüzel ve Editör Özge Doğmuş'tadır.