Editör: Enver Adıgüzel
Japonya Merkez Bankası (BOJ), elindeki hisse senedi fonlarını normalden yaklaşık 2,6 kat hızlı satmaya karar verdi. Bu karar, elden çıkarma süresinin 112 yıldan 43 yıla inmesi anlamına geliyor. Yine de 43 yıl, dört on yıldan uzun bir süreç.
Bankanın hisse fonlarını neden elinde tuttuğu
BOJ, hisse senedi fonlarını 2010 yılında para politikası programına dahil etti. O dönemde ekonomi zayıf talep ve deflasyonla boğuşuyordu. Banka, şirket hisselerinden oluşan sepetleri satın alarak riskli varlıklara yatırım yapılmasını teşvik etmeyi amaçlıyordu.
Mart 2024’te yeni ETF alımlarını durdurdu. Ancak mevcut varlıklar bilançoda kaldı. Tahvilin aksine hisse ETF’lerinin vadesi olmadığı için portföy kendiliğinden sona ermiyor; bankanın bu varlıkları gerçek alıcılara satması gerekiyor.
Satış hızı ve piyasaya etkisi
Yeni tempo, defter değeriyle yılda yaklaşık 860 milyar yen. Önceki seviye 330 milyar yendi. Banka, piyasa değeri karşılığını yaklaşık 2,46 trilyon yen olarak hesaplıyor. Bu rakam, piyasa fiyatlarıyla birlikte değişebilir.
Yetkililer, Ocak’tan bu yana yapılan satışların piyasada önemli bir etki yaratmadığını söylüyor. Banka, satışları zaman içine yayarak alıcılara portföylerini ayarlama fırsatı verdiğini belirtiyor. Koşullar kötüleşirse satışların yeniden değerlendirilebileceği de ifade ediliyor.
Bitcoin’e olası dolaylı etki
Yen carry trade stratejisi uzun süredir Bitcoin alımlarını finanse eden yaygın bir yöntem. Yen borçlanıp doların değerli olduğu varlıklara yatırım yapan yatırımcılar, yenin güçlenmesi durumunda geri ödeme yükünü artırabilir. Teminat talepleri de yükselebilir.
Ancak bu baskının şu anda var olup olmadığı net değil. BOJ’un ETF programı ile özel yatırımcıların finansmanı farklı mekanizmalardır. Bu nedenle, Bitcoin üzerindeki etkiyi doğrudan bağlamak için somut kanıt gerekiyor.
Kaynak: Japonya Merkez Bankası














