Editör: Enver Adıgüzel
Ticaret Bakanlığı’nın girişimleriyle sınır kapılarında 30 Kasım’a kadar geçici bir rahatlama sağlandı. Sektör temsilcileri ise sorunun kalıcı çözümü için Dışişleri Bakanlığı’nın diplomatik girişimlerinin daha üst düzeye taşınması gerektiğini söylüyor.
Schengen kuralı tartışması
DIŞYÖNDER üyesi akademisyen Dr. Ayşegül Ketenci’nin moderatörlüğünde düzenlenen panelde, Gümrük Birliği’ne hizmet sektörünün dahil edilmemesinin mevcut tıkanıklığın temelini oluşturduğu belirtildi. LojiDer Başkanı Dr. Kayıhan Özdemir Turan ise ana sorunun Schengen bölgesindeki “180 günde 90 gün kalma” kuralı olduğunu savundu.
Turan, 6 aylık vizesi olan bir sürücünün yalnızca 3 ay çalışabildiğini, bu nedenle “sürücü turist değildir” ilkesinin öne çıkarılması gerektiğini ifade etti. Turan’a göre kıdemli uluslararası sürücülere gri pasaport ya da özel statü verilmesi bu sorunu hızla çözebilir.
Lojistik maliyetleri ve gecikmeler
GAİD Başkanı Cavit Değirmenci, zamanında ulaşmayan ürünün bir anlam ifade etmediğini söyledi. Köstence hattındaki Ro-Ro gemilerinin İstanbul Boğazı’nda trafik ve kılavuzluk kısıtlamaları nedeniyle günlerce beklediğini belirten Değirmenci, bunun birim maliyetleri artırdığını dile getirdi. Değirmenci mevcut süreci “çalışarak batıyoruz” sözleriyle özetledi.
UTİKAD Başkanı Bilgehan Engin ise Kapıkule, Sarp ve İran sınır kapılarının yanı sıra Karadeniz’deki güvenlik sorunları ve Mersin Limanı’ndaki antrepo dolulukları nedeniyle tüm hatlarda sıkışıklık yaşandığını kaydetti. Engin, 30 Kasım’ın kritik bir eşik olduğunu, Ticaret Bakanlığı’nın aktif çalıştığını ancak sorunun kalıcı olarak çözülmesine kadar takibin sürmesi gerektiğini belirtti.
Sanayi ve finansman tarafı
Zandar Ayakkabı Başkanı Erkan Zandar, lojistikteki tıkanıklığın sanayi ve ihracatçı üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekti. Zandar, lojistik avantajın kalmadığını ve ihracatçıların şu an uzatmaları oynadığını söyledi.
Horoz Lojistik Grup Başkanı Mücella Salın ise operasyonel açıdan meslek hayatının en zor iki ayını yaşadıklarını anlattı. Trieste Limanı’ndaki grevler, geçiş belgesi yetersizliği ve sınır kuyruklarının terminalleri altüst ettiğini belirten Salın, belirsizlik nedeniyle yıllık sözleşmelerle çalışma oranının tersine döndüğünü ifade etti. Salın, artan yakıt ve operasyon maliyetleri yanında finansmana erişim ve tahsilat krizinin de derinleştiğini, lojistikçinin navlun alacağının garanti altına alınmasının şart olduğunu savundu.
Kaynak: Ticaret Bakanlığı















