Editör: Enver Adıgüzel
Nutthawat Rukthammachalern ve Natthawat Kasamvilas, Tether’ın hukuki yetkisi olmaksızın USDT’lerini kilitlediklerini ileri sürerek Pazartesi günü New York’taki federal mahkemeye başvurdu. Şirketin dört bağlı kuruluşunu hedef alan davada, on Ethereum adresinde tutulan kripto varlıkların serbest bırakılması ve bu varlıkların arkasındaki rezervlerden elde edilen gelirler için tazminat talep ediliyor.
Mahkeme kararı olmayan dondurma işlemi
Şikayetnameye göre Tether, geçen Ekim ayında Homeland Security Investigations’ın bir ajanının resmi olmayan talebinin ardından, herhangi bir arama emri ya da mahkeme kararı olmaksızın söz konusu adresleri kara listeye aldı. Üç aydan fazla bir süre sonra, Kuzey Carolina’daki bir federal yargıç, kripto varlıkların yakılması, yeni USDT basılması ve bunların devlete ait bir cüzdana aktarılmasını öngören bir haciz emri çıkardı. Davacılar, bu emrin geriye dönük olarak dondurmayı yasal hale getirmediğini ve Tether’ın orijinal tokenleri nihai müsadere kararından önce yok etmesine izin vermediğini savundu.
Tether’ın denetim yetkileri ve yasallaştırma çabaları
Tether, USDT akıllı sözleşmesinde yönetim fonksiyonlarını kontrol ediyor ve bu sayede Ethereum gibi ağlarda kripto adreslerini kara listeye alma yetkisine sahip. Kara listeye alınan tokenleri blokzincir üzerinde görmek mümkün olsa da transfer edilemez ve Tether bunları yakabilir. Şirket, Nisan’da 65 ülkede 340’tan fazla kolluk kuvvetiyle çalıştığını ve bu işbirliğinin yasa dışı faaliyet şüphesiyle bağlantılı 4,4 milyar doların üzerinde varlığın dondurulmasına yardımcı olduğunu açıklamıştı. CEO Paolo Ardoino o dönem yaptığı açıklamada, şirketin yaptırım altındaki kuruluşlara veya suç ağlarına bağlı olduğu tespit edilen vakalara derhal müdahale ettiğini belirtmişti.
Davacılar, USDT’leri ikincil pazar işlemleri yoluyla satın aldıklarını, hiçbir zaman Tether hesabı açmadıklarını, doğrudan şirketten token satın almadıklarını ve şirketin hizmet şartlarını kabul etmediklerini vurguladı.
















