Fed ve Avrupa Merkez Bankası’nın eylül ayında alacağı faiz kararı piyasaların gündeminde yer alıyor. Fed’in temmuz toplantısında üç üyesi faiz artışından yana oy kullanmış, bu da sıkılaştırma olasılığını canlı tutuyor. Merkez bankalarının bu adımı atmasının yanlış olduğunu savunanlar, ekonomik veriler ile faiz artışı arasında uyumsuzluk olduğunu ileri sürüyor.
Ekonomik büyüme zayıf seyrediyor
ABD ekonomisi ikinci çeyrekte yıllıklandırılmış olarak yüzde 1,5 oranında büyürken, istihdam piyasasında hız kaybı gözleniyor. Euro Bölgesi’nde ise büyüme çok daha kırılgan görünüyor. Ekonomist Lacalle, böyle bir tablo karşısında faiz artışını gerektirecek bir talep veya kredi patlamasının olmadığını belirtiyor.
Yüksek faizlerin zaten zayıflayan ekonomik aktiviteyi daha da baskılayabileceğini uyarıyor. Kredi standartları İspanyol ekonomiste göre sıkılaşmaya başlamış bile.
Kredilerde durgunluk başladı
ABD’de ticari ve sanayi kredilerinin yıllık büyümesi nisan ayında yüzde 15,8 iken temmuzda yüzde eksi 1,1’e düştü. Bu gerileme merkez bankalarının yeni bir adımına gerek kalmadan, piyasa mekanizmaları aracılığıyla ortaya çıkmış durumda.
Euro Bölgesi’nde de şirketlere verilen krediler sıkılaştırılırken, hanehalkı kredi talebinde geriye gidiş yaşanıyor. Kredi piyasasının zaten döngüyü yavaşlattığı anlaşılıyor.
Enflasyon enerji fiyatlarından kaynaklanıyor
ABD’de temmuz enflasyonu yüzde 3,4 olurken enerji fiyatları yüzde 14,7 yükseldi. Euro Bölgesi’nde enflasyon yüzde 2,9 gibi kalırken, enerji yüzde 10 seviyesinde arttı. Lacalle, faiz artışının enerji kaynaklı enflasyon karşısında sonuç vermeyeceğini söylüyor.
Daha yüksek faizler petrol veya doğal gaz üretimini artırmayacak, bunun yerine ekonominin diğer alanlarında talep baskılanacak. Kaynağına dokunmayan bir politikanın çıkmazını bu şekilde açıklıyor.
Gerçek yükü aileler taşıyacak
Hanehalkı ve küçük işletmeler en fazla kredi kullanan kesim. Enerji maliyetlerinin yükselişinin daha yüksek borçlanma oranlarıyla karşılanmaya çalışılması yanlış bir tercih olacaktır.
Bu politika, enflasyonun kaynağını ortadan kaldırmadan özel sektörü daha ağır bir yüke maruz bırakacak. Lacalle, merkez bankalarının devlet tahvil piyasalarına sağladığı desteği eleştirip, asıl sıkılaşmanın kamu tarafında olması gerektiğini vurguluyor.
Fed ve ECB’nin bilançolarını daha hızlı küçültmesi, piyasadaki likiditeyi azaltması ve devlet borçlanmasına sağlanan desteği çekmesi gerektiğini belirtiyor. Eylülde yeni faiz artışına gitmek ise kendisince devasa bir hatadır.
Sık Sorulan Sorular
Fed'in temmuz toplantısında kaç üyesi faiz artışı istedi?
Fed'in temmuz toplantısında 9'a karşı 3 oy ile faiz tutarlı kalıncaya karar verildi. Karşı oy kullanan üç üye, federal fonlama faizinin 25 baz puan artırılmasını istemişti.
ABD'de kredi büyümesi hangi aylar arasında nasıl değişti?
Ticari ve sanayi kredilerinin yıllık büyümesi nisan ayında yüzde 15,8 seviyesindeyken temmuzda yüzde eksi 1,1'e geriledi. Bu hızlı düşüş, kredi koşullarının merkez bankası kararı olmadan sıkılaştığını gösteriyor.
ABD'de temmuz ayında enflasyon ve enerji fiyatları ne seviyedeydi?
ABD'de temmuz enflasyonu yüzde 3,4 olurken enerji fiyatlarındaki yıllık yükseliş yüzde 14,7 ile çok daha yüksekti. Bu durum enflasyonun büyük ölçüde enerji kaynaklı olduğunu gösteriyor.
Kaynak: Ekonomist Lacalle
















