Editör: Enver Adıgüzel
Treasury tahvil faizlerindeki son hareketler, Fed’in zararlarına ilişkin soruları yeniden gündeme getirdi. Fed, 2023-2025 döneminde önemli zararlar yaşadı ve bir anlamda bilançosu zarar altında kaldı; yükümlülükleri üzerinden ödediği faiz, varlıklarından elde ettiği getiriyi aştı.
Fed’in kendi projeksiyonlarının aksine, birikmiş zarar zirve seviyesi olan yaklaşık 246 milyar dolardan 234 milyar dolara yalnızca yüzde 5 civarında geriledi. Son haftalarda ise birikmiş zarar biraz daha büyüdü.
Zararların niteliği ve bilanço yapısı
Yazara göre bu zararlar yalnızca kağıt üzerinde değerleme kaybı sayılmamalı; gerçek işletme zararlarıdır ve bütçe üzerinde sonuçları vardır. Zararların kaynağı, Fed’in SOMA portföyünün yapısında yatıyor. Portföyde yaklaşık 4,5 trilyon dolarlık Hazine tahvili, yaklaşık 2,76 faizle, ayrıca 2 trilyon dolarlık federal kurum ve GSE ipoteğe dayalı menkul kıymet bulunuyor; ortalama getirisi yüzde 2,20.
Yazar, bu getiri oranlarıyla mevcut kısa vadeli fonlama maliyetleri arasındaki farkın büyük olduğunu belirtiyor. Fed’in faiz giderleri 2023-2025 dönemine göre düşmüş olsa da düşük getirili bu menkul kıymetlerin yükünü hâlâ taşıyor.
Fed bu birikmiş zararları, 2010’da uygulamaya konan bir muhasebe yöntemi çerçevesinde “ertelenmiş varlık” olarak kaydediyor. Yazara göre bu yaklaşım düzenleyici açıdan mantıklı. Ancak 234 milyar dolarlık ertelenmiş varlık ve yaklaşık 48 milyar dolarlık raporlanan sermaye birlikte düşünüldüğünde, zararların özkaynaktan düşülmesi halinde yaklaşık 186 milyar dolarlık negatif özkaynak ortaya çıkacağı hesaplanıyor.
Fed’in projeksiyonları ve gerçekleşen tablo
Yazar, Fed’in 2022 ortasında yayımladığı bir çalışmaya dikkat çekiyor. Bu çalışmada, faiz oranlarındaki değişikliklerin Fed’in gelirini ve SOMA portföyünün değerleme kazanç ya da kaybını nasıl etkileyebileceği incelenmişti. Simülasyonlarda politika faizinin yüzde 6’ya yaklaştığı senaryolar da yer alıyordu.
Buna rağmen, Fed’in ertelenmiş varlık için yüzde 90 güven aralığının üst sınırı yalnızca yaklaşık 180 milyar dolar olarak hesaplanmıştı. Bugün birikmiş zarar 230 milyar doların üzerinde ve bu, Fed’in yayımladığı güven aralığının üst sınırının da üzerinde. Yazar, yüzde 5’lik bir kuyruk olasılığının küçük görünebileceğini, ancak bu olasılığın gerçekleştiğini vurguluyor.
Yazarın büyük bankalara ilişkin uyarısı
Yazar, büyük ABD bankalarının Fed stres testlerini geçtikleri için çok güvenli oldukları yönündeki yorumlara karşı uyarıda bulunuyor. Ona göre sofistike Fed modelleri bile önemli sonuçları kaçırabiliyor. Yazar, Alan Greenspan’ın tahmin konusunda yaptığı bir açıklamayı da hatırlatıyor: “Gerçekten çok iyi tahmin edemiyoruz, ama edebiliyormuş gibi davranıyoruz.”
Yazara göre büyük bankaların bilançolarında, küçük bankalara kıyasla daha fazla sorun birikmiş durumda. Yazar, 2008 küresel krizinin tek bir büyük sorundan kaynaklandığını, bugün ise ticari gayrimenkul, yükselen tüketici borcu, değer kaybeden uzun vadeli menkul kıymetler, tezgâh üstü türev araçlar, hızla büyüyen gölge bankacılık ve ticari kredilerdeki temerrüt riski gibi birçok büyük sorunun aynı anda bulunduğunu savunuyor.
Yazarın önerdiği mevduat değerlendirmesi
Yazar, önerdiği bankaların çoğunun topluluk bankaları olduğunu belirtiyor ve bunların, son yıllarda sözünü ettiği sorunların hiçbirine sahip olmadığını ileri sürüyor. Ancak tüm topluluk bankalarının güvenli olmadığını da ekliyor; bu nedenle mevduat sahiplerinin kapsamlı bir inceleme yapması gerektiğini vurguluyor.
Yazar ayrıca, FDIC güvencesine güvenmenin gelecek yıllarda düşünüldüğü kadar ihtiyatlı olmayabileceğini, bunun en önemli nedenlerinden birinin sektörün “bail-in” (zorunlu katılım) yönündeki eğilimi olduğunu öne sürüyor. Yazarın görüşüne göre, mevduat sahiplerinin paralarının bulunduğu bankaların güvenli olup olmadığını araştırması ve kendi ailelerinin sorumluluğunu üstlenmesi gerekiyor.
Kaynak: Fed














